Yıllarca asansör sektöründe çalışmış olan yazar, asansörlerin bir dairenin değerine eşit olabildiği ve iş ahlakı, vicdan ve ortak kârın işveren-çalışan ilişkilerine hükmettiği bir dönemi hatırlıyor. Bugün bu dürüstlük yıprandı: taşeronlar paket asansör malzemelerini çalıyor, kanıtlanmış hataları inkar ediyor ve firmalar müşterilerini kaybetmemek için malzemeleri zararına yeniden gönderiyor. Şirket varlıklarının pervasızca kullanımı ve hızlı zenginleşme anlayışı, her iki tarafta da güveni aşındırdı; deneyim bir kuruşa satıldı ve sadakat kayboldu. Yazar, şirket mallarını koruyan ve zararlar için ücret kesintilerini kabul eden kayıp meslektaşlarının yasını tutuyor ve sektörün ve ülkenin kötüye gittiği konusunda uyarıyor.
Herkese merhaba,
Asansör sektörüne uzun yıllardır emek verdiğimiz doğrudur. Bu süre içerisinde, yıllarını bu sektöre vermiş duayenlerimiz, abilerimiz ve patronlarımız olmuştur.
Eğer doğru noktadan işe başlamış iseniz ve de biraz da şansınız varsa, asansör hayatının renkli dünyasını görmüş olursunuz. Ben burada kendimden değil, sektörde geçmişi olan kişilerden bahsetmek istiyorum.
Eskiden bir asansöre bir daire alınırdı cümlesindeki geçmişten bahsetmek istiyorum. İşte o dönemde bu işleri yapan kişiler hem şanslı hem de başarılı kişilerdi. Ticari ahlak ve vicdanı olan kişilerdi. Bunu sadece işverenler adına söylemiyorum. Çalışanlarımızda da aynı ahlak ve vicdan vardı. Eskiden çalışanların ve bu işin kıymeti vardı. Kazançları paylaşım vardı. Ast, Üst ilişkisi ve hiyerarşi vardı.
Şimdi geldiğimiz durumdan bir örnek vermek gerekirse, taşeron olarak çalışan kişilerin paket asansörlerin içinden aldıkları (Çaldıkları) malzemeler ile kendi işlerini yaptıkları ortamlara şahit olmaya başladık.
10 metre halata, XNUMX-XNUMX adet makaraya, basit kuyu malzemelerine tenezzül eden kişiler ile aynı sektörde olmak ve hatta yaptıkları ispatlanmasına rağmen bunu inkâr edip, malzemeciden eksik geldi diyerek işini hakkı ile yapan kişileri suçlamak olağan hale gelmiştir.
İşin yoksa, XNUMX-XNUMX ay önce hazırladığın paket asansör içerisindeki ürünleri tek tek ispatlamak zorunda kalıyorsun. Çoğu firmamızda yaptığı işten emin olmasına rağmen lanet olsun diyerek aynı malzemeleri tekrar göndererek, müşteri kaybetmemek için göz göre göre zarara uğramaktadır.
Şimdi gelelim işin neden bu boyuta geldiğine; Kısa yoldan çok para kazanma hırsı birinci neden, geleceğini göremediği için bugün ne kazanırsam diyen zihniyetler sektörü komple zarara uğratmaktadır. Bu sadece malzeme çalmak değil, şirketin imkanlarını da kötüye kullanmak ile bağlantılıdır. Şirket araçlarını hunharca kullanan, kendi aracı olsa kesinlikle yapılmayacak hareketleri yapmak, gereğinden fazla yakıt harcamak, işte bunlar bugün geldiğimiz en düşündürücü durumlardır.
Just as there is no trust in employees, unfortunately in today's reality, there is no trust in employers either. Everyone behaves in a way that leads to trouble to someone else. Employees have started to prefer those who offer a penny more, while employers recruit those who request a penny less. Experience or other criteria are up for sale for a penny by both parties.
Yazının en başına dönecek olursak, biz bu gibi durumların olmadığı o güzel eski günlerdeki güzel insanları özlüyoruz. Şirket malzemelerine gözü gibi bakan, bırakın çalmayı, eksilen bir şey olduğunda kendi sorumluluğunda olduğu için kaybolmasına üzülen kişilerin, zararı karşılamak için maaşından kesinti talep ettiği o güzelim insanları özlüyoruz.
Kısadan hisse; İyiye gitmiyoruz… Ne sektör olarak ne çalışanlar olarak, ne de ÜLKE olarak….
Saygılarımla,