İzmir Asansör Sempozyumu Hibrit Olarak Düzenlendi
By Elevator World | Etkinlikler | 1 Şubat 2022
Okuma süresi 16 dakika
18-20 Kasım 2021 tarihlerinde İzmir MMO Tepekule'de düzenlenen ve çevrimiçi olarak yayınlanan 10. Asansör Sempozyumu, güvenlik, düzenleme ve teknoloji konularında yedi oturum ve iki panel için sektör temsilcilerini, düzenleyicileri ve akademisyenleri bir araya getirdi. TMMOB Makine ve Elektrik Mühendisleri Odası ve sektör gruplarından organizatörler, genç işsizliği, ithal bileşenlere bağımlılık, döviz kuru baskıları ve Ar-Ge'nin genişletilmesi ve yeni mezun mühendislerin istihdam edilmesi ihtiyacının altını çizdi. Konuşmacılar, daha güçlü ve işlevsel teknik komiteler, iyileştirilmiş piyasa gözetimi ve yürüyen merdivenler ve hareketli bantlar için daha net mevzuat çağrısında bulundu. Panellerde uygunluk değerlendirmesi, periyodik kontroller ve ihale şartnameleri incelenirken, oturumlarda IoT uygulamaları, asansörlerin deprem ve yangın performansı, yüksek binalarda acil durum işletimi ve kaza verileri ve önleme konuları ele alındı.
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ve TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) adına Izmir Şubesi tarafından organize edilen 10’uncu Asansör Sempozyumu 18-20 Kasım 2021 tarihlerinde Izmir’de MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlendi. Etkinlik ayrıca çevrimiçi olarak Zoom ve Youtube üzerinden de yayınlandı.
Üç gün süren sempozyumda, XNUMX oturum ve XNUMX panel düzenlendi. Bildiri ve sunumların çevrimiçi olarak, açılış oturumu ve panellerin ise yüz yüze gerçekleştiği etkinlik çok sayıda kurum, kuruluş tarafından da desteklendi. Sempozyumun açılış konuşmaları ise, MMO Yönetim Kurulu Başkanı Melih Yalçın, EMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şebnem Seçkin Uğurlu, Ege Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği (EAYSAD) Başkanı Mert Öğüşlü, Türkiye Asansör Sanayicileri Federasyonu (TASFED) Başkan Vekili Cem Bozdağ, MMO Başkanı Yunus Yener, EMO Başkanı Bülent Pala ve Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği (AYSAD) Başkanı Sefa Targıt tarafından yapıldı.
Şebnem Seçkin Uğurlu: “Yeni mezun mühendislerin istihdam problemine dikkat çekmek istiyoruz”
İlk olarak TMMOB Makine Mühendisleri odası Yönetim Kurulu Başkanı Melih Yalçın kürsüye geldi. Asansör sempozyumunun tarihçesi ile sektöre yönelik 28 yıldır yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunan Yalçın, daha sonra sempozyum programı hakkında da bilgiler verdi. Müteakiben TMMOB Elektrik mühendisleri odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şebnem Seçkin Uğurlu söz aldı. Son yıllarda şube olarak düzenlenen her toplantıda üretim ekonomisine ve teknoloji geliştirmeye vurgu yaptıklarını dile getiren Uğurlu, “Bu yıl ise ağırlaşan ekonomik koşullar nedeniyle yeni mezun meslektaşlarımızın yaşadığı istihdam problemine dikkat çekmek istiyoruz.” dedi. Uğurlu ayrıca, “yetişmiş insan gücümüze rağmen hemen her alanda ithal teknoloji ve ekipmanlara mahkûm kaldığımız bir süreci yaşıyoruz. Tüm sektörlerde olduğu gibi asansör sektöründe de ham madde ve ara maldaki dışa bağımlılık döviz kurundaki dalgalanma ile yeni kriz dalgaları yaratmaktadır. Bugün tüm inşaat sektöründe olduğu gibi asansör alanında da artan maliyetler, sevk ve stok zincirinin kırılması nedeniyle ciddi bir dar boğaz yaşandığı bilinen bir gerçektir.” dedi.
Kendi teknolojilerini üretemeyen ekonomilerin ayakta kalma şansı kalmayacak
Âtıl bırakılan mühendis kapasitesinin imalat alanında kullanması gerektiğinin altını çizen Uğurlu, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Sadece ithal ara malları montajlayarak sektörü ancak buralara kadar getirebiliyoruz. Bu vesileyle gelecekte kendi teknolojilerini üretemeyen ekonomilerin ayakta kalma şansının kalmayacağını bir kere daha söylemek isterim. Teknoloji geliştirmenin AR-GE yapmanın yolu ise bu alandaki mühendis emeğini arttırmaktan geçmektedir. Son XNUMX yıl için mezun olmuş genç meslektaşlarımızı özellikle aksam imalatına katarak sektörün gelişimine ön ayak olunmalıdır. Dünya pazarını elinde tutan çok uluslu şirketlerle rekabet edebilmek için mühendis odaklı bir sektör yaratmak, AR-GE çalışmalarına önem vermek zorundayız.”
Ekonomi piyasalarındaki değişkenlik sektörü zora sokuyor.
Sempozyumun, geniş bir kitleye ulaşılmasını sağlayan önemli bir platform olduğunu dile getiren EAYSAD Başkanı Mert Öğüşlü ise asansör sektörü hakkında kısa bir değerlendirmede bulundu. Yasal mevzuata uygun olmayan firmaların sektörü soktuğu zorluğa değinen Öğüşlü, bu durumun vatandaş için bir sorun teşkil ettiğinin de altını çizdi. Kurlardaki değişkenliğinde sektörü zora soktuğunu vurgulayan Öğüşlü, buna rağmen kaliteden ve standartlardan ödün vermeden hizmet etmeyi sürdürdüklerini, bu kapsamda yerli asansör sanayicisinin daha fazla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Daha sonra Türkiye Asansör Sanayicileri Federasyonu (TASFED) Başkan Vekili Cem Bozdağ söz aldı. TASFED olarak 18 derneğin oluşturduğu bir federasyon olduklarını belirten Bozdağ, federasyon olarak XNUMX ilde açtıkları asansör akademileri hakkında bilgiler verdi. Bozdağ, sempozyumda emeği geçenlere de teşekkür etti.
Asansör teknik komitesi daha işlevsel çalışmalı
Pandemi şartlarında geçte olsa karma olarak gerçekleştirilen bu etkinlikte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başlayan MMO Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Yener ise Ülke genelinde Asansör sektörüne yönelik teknik personelin faydalanabileceği birçok alanda eğitim kurs ve belgelendirme faaliyetlerine devam ettiklerini, Sektör firmalarına yönelikte birçok eğitimi sürdürdüklerini dile getirdi.
Konuşmasının devamında sektörde binlerce mühendisin işsiz kalmasına da değinen Yunus Yener, sektörle ilgili kalıcı ve sürekli çalışmalar yapan Asansör teknik komitesinin daha işlevsel çalışması gerektiğini ve ülke genelinde yaygın olan makine mühendisleri odalarının birçok alanda daha fazla yetkilendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Son olarak ülkenin içinde bulunduğu ekonomik duruma da değinen Yener, ülkenin ve halkın çıkarının gözetildiği kamucu bir anlayışla sorunların çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Yürüyen merdiven ve bantlarla ilgili mevzuat boşluğu bulunuyor
Yunus Yener’den sonra Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Pala söz aldı. Son yıllarda kamuya açık binalarda yürüyen merdiven ve bantların sayısında da ciddi bir artışın söz konusu olduğunu dile getiren Pala, “Uzak doğudan çok kolay bir şekilde makine emniyet yönetmeliği çerçevesinde ithal edilmekte ve işletilmektedir. Bu ürünlere ait denetim muayene konularında halen mevzuat boşluğu bulunmaktadır. Özellikle çocukların yaralanması ile sonuçlanan yürüyen merdiven kazalarında artış yaşanması tehlike işareti olarak kabul edilmelidir. Yürüyen merdiven ve bantların kurulumu, işletilmesi ile tescil ve muayenesinin yapılarak kayıt altına alınması için acilen çalışma yapılmalıdır.” dedi.
İlk Gün XNUMX oturum ve XNUMX panel yapıldı
XNUMX. Oturum
Sempozyum programı T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından İlyas Menderes Büyüklü’nün Oturum Başkanlığında birinci oturum ile devam etti. Birinci oturumda ilk olarak T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından Murat Yazgan; Asansör PGD Uygulamaları ve Gelecek Perspektifi başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Konuyla ilgili yasal alt yapı ve mevzuat hakkında bilgiler veren Yazgan, PGD’nin amacından da bahsetti. PGD’nin amacı insan sağlığını ve can güvenliğini ve çevreyi koruyarak toplumun hayat kalitesini yükseltmek diyen Yazgan, PGD’nin sonuçlarını da sunumunda paylaştı. Bakanlık olarak PGD yönetmeliği kapsamında denetimler yaptıklarından da bahseden Yazgan yeni asansör PGD yönetmeliği ile dezavantajların giderildiğini dile getirdi. Bakım ve onarım faaliyetlerindeki sorunlara da değinen Murat Yazgan, Uygunluk değerlendirme kuruluşları faaliyetlerindeki sorunlar ve Asansör güvelik aksamlarına ilişkin sorunlar ve sorumluları hakkında da yine tablolar eşliğinde katılımcılara bilgiler verdi. Yazgan ayrıca Asansör Bakım ücretleri ile ilgili sorunlara ve Asansör ile ilgili verilerin takibinde yaşanan sorunlara da değindi.
Daha sonra MMO İzmir Şubesinde görev yapan makine mühendisi Burak Demircan ikinci sunumunu yaptı. Ülkemizdeki Asansör Periyodik Kontrol Faaliyetlerinin Değerlendirilmesi konulu sunumunu gerçekleştiren Demircan, ilk olarak Asansör Periyodik kontrol kriterlerinden bahsetti. 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle MMO tarafından gerçekleştirilmiş tescil öncesi ilk periyodik kontrollerde en çok yazılan uygunsuzluklardan bazı örnekler hakkında da bilgiler verdi.
Demircan ayrıca bu uygunsuzluk örneklerini maddeler halinde de katılımcılara aktardı. Kontrol listesi içinde olup da güncelleme gereksinimi olan maddelerden bazı örneklerde veren Demircan, güncellemelere ihtiyaç olduğunun altını çizdi. Ülkemizde yaşanan bu durumların ABD Maryland eyaletinde nasıl olduğuna dair bilgiler de paylaştı.
Oturumların Youtube ve zoom üzerinden takip edenlerin soruları yanıtlandı.
XNUMX. oturum
XNUMX. Oturum Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği Başkanı Sefa Targıt’ın başkanlığında başladı. Oturumun ilk sunumunu, İstanbul Teknik Üniversitesinden Talat Oral Çağıl gerçekleştirdi. Rüzgâr Türbinleri İçin Otomatik Tırmanma Asansörü Tasarımı konulunu sunumun yapan Çağıl, İlk olarak Dünya’da ve Türkiye’de Rüzgâr gücünün gelecekteki yeri ve ne sevide olduğuna değindi. Daha sonra ise Otomatik Tırmanma Sistemi hakkında slaytlar eşliğinde bilgiler paylaştı.
Müteakiben Gravit Makine’den Latif Dallı, Mehmet Yücelay, Gürkan Öztürk’ün birlikte hazırladığı sunumda Elektrik Mühendisi Mehmet Yücelay söz aldı. Halat hesabında düz ve ters sarım için kasnak sayılarının bulunması ve yine halat hesabında ivmeli duruşta kasnak atalet kuvvet bileşenlerin hesabı hakkında bilgi verdi. Yüksek katlı binalardaki ray hesabı ve Sismik durumlara tabi asansörlerle ilgili açıklamalarda da bulunan Yücelay, deprem tasarım ivmesinin (ad) bulunması hakkında da bilgiler verdi.
Panel
Günün son etkinliği MMO Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Yener başkanlığında; “Türkiye’de Asansörlerin Uygunluk Değerlendirmeleri ve Periyodik Kontrolleri, Piyasa Gözetimi ve Denetimi Arasındaki İlişki” konulu panel le tamamlandı.
Periyodik kontrol asla son kontrol değildir
İlk olarak T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından Menderes büyüklü söz aldı. Türkiye’de asansör süreçlerini anlattığı sunumunda; Asansörün montaj başlangıcı, piyasaya arzı, tescil işlemi ve garanti süresi konularını ele aldı. Uygunluk değerlendirme ve periyodik kontrol arasındaki temel farklıkları da açıklayan Büyüklü, periyodik kontrol asla son kontrol değildir dedi.
Daha sonra Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ürün ve Belgelendirme Müdürlüğünden Sedat Kaya Söz aldı. Mevzuat hakkında genel bir bilgilendirmede bulunan Kaya, asansör PGD faaliyetlerinde; Uygunluk değerlendirmesi ve periyodik kontroller, güvenlik aksamlarında PGD’nin faaliyetlerini ve bu kapsamdaki periyodik kontrolleri ve son olarak denetim süreçleri ve denetim verilerini aktardı. Ayrıca PGD uygunluk değerlendirme ilişkisini de anlatan kaya, “Piyasaya arz edilmiş asansör ve asansör güvenlik aksamlarına yönelik odaklı denetim, şikâyet ve ihbar doğrultusunda ve resen PGD yürütülmektedir dedi. PGD neticesinde de ürünün güvenlik seviyesinin tespiti, uygunluk değerlendirme prosedürünün doğru işletilip işletilmediği ve ilk periyodik kontrol faaliyetlerinin doğru yapılıp yapılmadığı gibi verilere ulaşılması da mümkün olmaktadır.” dedi.
Uygunluk değerlendirmesi konusunda Menderes büyüklü ve Sedat Kaya’nın sunumlarına atıfta bulunarak belgelendirme ve piyasa gözetim denetimi konularının önemine değinen TASFED’den Makine Mühendisi İbrahim Özçakır, Uygunluk değerlendirmesi ile ilgili de açıklamalarda bulundu. Belge denetimlerini de sağlıklı ve doğru yapmamız gerektiğini vurgulayan Özçakır, “bina sorumlusunun yetkilerini bilmemesi ve binaların eksiklikleri de yaşanılan bir diğer zorluk olarak karşımıza çıkıyor.” dedi.
Sektörümüz teknik açıdan çok regüle bir sektör
Daha sonra AYSAD’dan Makine Mühendisi Oğuzhan Bulgurluoğlu söz aldı. Sektörün teknik açıdan çok regüle bir sektör olduğunu dile getiren Bulgurluoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Birçok açıdan geniş mevzuatımız var. Standart ve yönetmeliklerimiz ile piyasa gözetim denetimi ile çok geniş mevzuatlara ve denetimlere tabiyiz.” dedi. Avrupa müktesebatı CE işaretlenmesi yaptığınız bir ürünün piyasaya arzı engellenemez diyen Bulgurluoğlu, “Ancak sonrasında 60 gün içerisinde ilk kontrolünü yaptırıp tescilini yaptırmamız gerekiyor. Daha sonra Piyasaya arz da Asansör piyasa ve gözetimi denetimi faaliyeti var. Bakanlık, yıllık bir denetim programı ve şikâyet üzerine de denetim yapabiliyor. Ayrıca Piyasa Gözetimi Denetimi periyodik kontrol yapmadan gerçekleştirilebiliyor.” dedi.
A tipi muayene kuruluşları davranışsal olarak asansör firmasının amiri gibi davranıyorlar
Periyodik kontrol konusunda geçmişten günümüze iyi bir noktaya ulaştık diyen EAYSAD ve EMO üyesi H. Onur Ercan, “A tipi Muayene kuruluşlarının elemanlarında tecrübe ve teknik yetersizlikler ile karşılaşıyoruz. A tipi muayene kuruluşları kendi bünyelerinde kararlar alıp bunlar uygulanacak şeklinde ilerleyebiliyorlar. Bu da sorun teşkil ediyor. Kamu adına denetim hizmeti veren A tipi muayene kuruluşları davranışsal olarak asansör firmasının amiri gibi davranıyorlar.” dedi. Ercan ayrıca “Periyodik kontrol yönetmeliği konusunda bizde dernek bünyesinde bir çalışma yapıp bakanlığa bildirdik. Baştan beri şikâyet ettiğimiz konular var. Yapıya uygun olmayan bileşenlerin içimizden ayıklanmasını istiyoruz. Bunun için de etkin ve sürekli denetimin, piyasa gözetimi ve denetiminin uygulanması bunlara göz açtırmayacaktır.” şeklinde konuştu.
Sektörün yaşadığı sorunlara yönelik getirdiği çözüm önerilerini anlatan Royal Cert Belgelendirme Gözetim Hizmetleri A.Ş.’den Gürkan Selamcı ise, bakım raporlarının online olarak sisteme girilmesi ve üreticiden muayene kuruluşuna kadar tüm sektör paydaşlarının tek bir yazılımda birleştiği E-Asansör Uygulamasının Hayata Geçirilmesi gibi önerilerini katılımcılara aktardı.
Yönetmelikler ve mevzuatlarla ilgili çalışmalarda daha aktif olmalıyız
Daha sonra MMO’dan S. Zafer Güneş söz aldı. Periyodik kontrol süreçlerinde elde edilen sonuçların net veriler sunabildiğini, geçmişten günümüze kabul edilen bazı ölçüler ve standartların dünya tarafından kabul edildiğini ve sektöründe bu ölçülere dikkat etmesi gerektiğini dile getirdi. Sektör olarak ilgili paydaşlar olarak Sanayi ve Teknoloji bakanlığı ile olan iletişimin, mevzuatlarda gösterilen iş birliğinin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile de yapılması gerektiğini altını çizen Güneş, “Çünkü projelendirme süreci en çok uygunsuzluğun çıktı konulardan birisi. Bu yüzden Planlı İmar Yönetmeliği gibi yönetmelikler ve mevzuatlarla ilgili çalışmalarda da daha aktif olmalıyız.” dedi.
XNUMX. Gün XNUMX oturum ve XNUMX panel ile tamamlandı.
XNUMX. Oturum
Etkinliğin ikinci gününde XNUMX oturum, XNUMX panel düzenlendi. İkinci günün ilk oturumu Makine Mühendisi Halim Akışın başkanlığında gerçekleşti. İlk olarak “Parametrik Tasarım Yaklaşımının Asansör Sektöründe Kullanımı” konulu sunumu ile HKS HAS Asansör’den Şamil Çahal söz aldı. Asansör kabinin genel özelliklerini, Kabin üretiminde kullanılan parametreler ile maddeler halinde anlatan Çahal, Parametrik tasarım yazılımının genel yapısı hakkında da bilgiler verdi. Çahal ayrıca tasarım yazılımının mantığını da katılımcılara aktardı.
Daha sonra ise “Hidrolik Kaldırma Platformlarında Bakım ve Servis Hizmetlerine İlişkin Genel Bakış” isimli sunumu ile OHC Lift Asansör ’den Onur Tuncer söz aldı. İlk olarak firması hakkında bilgi vererek başlayan konuşmasına başlayan Tuncer, Elektrik bakım ve servis faaliyetleri hakkında da önemli açıklamalarda bulundu.
XNUMX. Oturum
XNUMX. Oturum Elektrik ve Elektronik Mühendisi Ahmet Aydın Başkanlığında gerçekleşti.
İlk olarak Mikrolift’ten Burak Özpınar, IoT’nin Asansör Sistemine Sağladığı Avantajlar konulu sunumunu gerçekleştirdi. Asansör verilerinin toplanması, izlenmesi ve analizi hakkında açıklamalarda bulunan Özpınar, Asansör sisteminden alınacak bazı önemli verileri de katılımcılara aktardı. IoT özellikli asansörlerin sağladığı avantajları maddeler halinde anlatan Özpınar, “IoT özellikli asansörlerde hem zaman hem de para tasarrufu sağlanacağı günümüzde birçok firma tarafından görülmüş ve uygulanmaya başlanmıştır. Bu özellikler tesis büyüklüğüne bakılmaksızın kullanılabilir. Bu durum kullanıcılara anlatılmalı ve yaygınlık arttırılmalıdır.” dedi.
Daha sonra Başkent Üniversitesinden Emre Öner Tartan söz aldı. Markov Karar Süreci ile Asansör Kontrolünün Modellenmesi üzerine sunumunu gerçekleştirdi. Bir grup Asansör Kontrol Sisteminde hangi çağrılara hangi asansörlerin hizmet edeceğinin belirlenmesi, Asansör Dağıtım Problemi olarak isimlendirilmektedir diyen Tartan, “Markov süreçleri ileride ortaya çıkması olası durumların gerçekleşme olasılıklarının, geçmiş durumlara dayalı değil, yalnızca şu anki duruma dayalı olarak tahmin edilebildiği süreçlerdir” dedi. Tartan Son olarak “Bu çalışmanın kural tabanlı asansör kontrol yöntemlerine alternatif olarak kendi kendine öğrenen, adaptif pekiştirmeli öğrenme tabanlı kontrol yöntemleri geliştirilmesine zemin hazırlayacağı öngörülmektedir.” dedi.
XNUMX. Oturum
XNUMX. Oturum MMO tarafından sempozyumun yürütme kurulunda bulunan M. Berkay Eriş Başkanlığında gerçekleşti.
İlk olarak, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Abdül Melik Sancak söz aldı. ‘Deprem Bölgelerindeki Asansör Tesislerinin Deprem Önlemleri ve Hesaplama Esaslarının Karşılaştırılması’ konulu sunumunu gerçekleştiren Sancak, Türkiye’de Deprem başlığı altında sismik hareketlilik ve deprem nedeniyle meydana gelen hasarlar hakkında bilgiler verdi. Daha sonra depremde oluşan asansör hasarları ile ilgili görseller ve bilgiler paylaşan Sancak, 2011 Van depreminde asansörlerde meydana gelen hasar türlerini aktardı. Son olarak Asansör Deprem Standartları hakkında bilgiler veren Abdül Melik Sancak, her XNUMX standardın da birbirine benzer önlemler içerdiğini söyledi.
Daha sonra “Çok Yüksek Katlı Binalarda Acil Durumlar İçin Önerilen Ek Asansör Senaryoları” isimli sunumu ile EMO’dan Serdar Tavaslıoğlu söz aldı. İlk olarak hukuki zorunluluklardan bahseden Serdar Tavaslıoğlu, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin maddeleri hakkında bilgi verdi. Neden ek senaryolara ihtiyaç duyulduğunu da açıklayan Tavaslıoğlu, bunu örneklerle de detaylandırdı. Yüksek katlı bir binada deprem davranışları ile ilgili bilgiler paylaşan Tavaslıoğlu, bu duruma göre incelenmesi gereken ek senaryoları da katılımcılarla paylaştı. Tavaslıoğlu ayrıca “yüksek katlı bina sınırı 30 metreden başlayıp 80 metreye kadar alınabilir. Bu seviyelerin, binalara müdahale edecek itfaiye teşkilatının imkanları dikkate alınarak belirlenmelidir.” dedi.
Panel
Günün son etkinliği “Binalarda Asansörlerin Deprem ve Yangın Anında Durumları” isimli Panel ile tamamlandı. EMO’dan Bülent Pala yöneticiliğinde gerçekleşen panelde ilk olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından Menderes Büyüklü kürsüye geldi. Asansör Yönetmeliği’nin amaç ve kapsamından bahseden Büyüklü, asansör yönetmeliğinin temel gereklilikleri hakkında da bilgiler paylaştı.
Daha sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’ndan Serkan Korkmaz söz aldı. Binaların yangınlardan korunması hakkındaki yönetmelik içerisindeki yeni yapılardaki asansörlerin özellikleri, mevcut yapılardaki asansörlerin özellikleri ve acil durum asansörlerinin özelliklerinin neler olduğundan genel anlamda bahsetti. Korkmaz ayrıca yaşamış oldukları zorluklar neticesinde elde ettikleri bilgi ve önerileri de katılımcılarla paylaştı.
Deprem anında Sismik algılama sistemi ile birinci dalgayı algılayarak önlem alınabilir
Sismik Durumlara Tabi Asansörler hakkında sunum yapan TASFED Başkan vekili Cem Bozdağ ise tasarım ivmesi hesabı hakkında açıklamalarda bulundu. Kabin ve karşı ağırlık hesaplamalarında da tasarım ivmesinin önemli olduğunun altını çizdi. Asansör kuyularında yer alan halatların ve kabloların herhangi bir sismik durumlarda takılmasını da engellemek gerektiğini dile getiren Bozdağ, “Kuyu mesafemiz 60 metreden fazla ise bu kabloların ve halatların tamamını korumaya almamız gerekiyor.” dedi. Sismik algılama sistemi hakkında da bilgiler veren Bozdağ, “Deprem anında dikey ve yatay dalgalar geliyor. Dikey dalga bize daha çabuk ulaşıyor. Yıkıcı olan dalga ise ikinci olarak gelen yatay dalga oluyor. Sismik algılama sistemi ile birinci dalgayı algılayarak önlem alınması sağlanabilir” şeklinde konuştu. Bozdağ ayrıca “tasarım ivmesi konusunda biz asansörcülerin yapabileceği pek bir şey yok. Binayı tasarlayanların buna dikkat etmesi gerekiyor. Biz bunu tasarım ivmesine göre kategorilendirebiliriz. İmar yönetmeliği ve belediyelerin ruhsat vermesi noktasında tasarım ivmesinin zorunlu tutulması, biz asansörcülerinde bu doğrultuda asansörleri üretmesi gerekiyor.” dedi.
Daha sonra AYSAD’dan Prof. Dr. Erdem İmrak söz aldı. Yüksek binaların tanımlanmasında mevzuat karışıklıkları bulunduğuna değinen İmrak “Türkiye bina deprem yönetmeliğine baktığımızda bina yükseklik sınıfı 1 olanlar yüksek bina olarak geçiyor. Bina yüksekli sınıfı da kimi durumda 70 metre kimi durumda 90 metre kimi durumda 105 metre olarak tablolaştırılmış.” dedi. Acil durum asansörlerini de aynı şekilde ele alan İmrak, burada da birtakım eleştirilerde bulundu ve öngörülen ölçü değerlerinin bazı durumlarda öneminin kalmayacağını örneklendirerek altını çizdi. Bu durumlara yönelik çözümün de bina projesi çizilirken belirlenmesi gerektiğini ve mimarların bunu çözebileceğini dile getirdi. Son olarak İtfaiyeci asansörlerinin anahtarları standart mı sorusunu soran İmrak, bu asansörlerin bakım ve testlerinin de nasıl yapıldığına ilişkin bilgilerinin olmadığını dile getirdi.
Yüksek katlı binalarda deprem asansörü çalışmıyorsa ıssız bir adada kalmışsınız demektir
“Çok yüksek katlı binalarda Acil Durumlar için önerilen çözümler” isimli bir sunumun geçekleştiren Serdar Tavaslıoğlu, “yüksek katlı binalarda deprem anında birinci kural asansörün çalışmasıdır. Eğer bu esnada asansör çalışmıyorsa ıssız bir adada kalmışsınız demektir.” dedi. Yüksek katlı binalarda deprem anındaki davranışın biraz farklı olduğunu dile getiren Tavaslıoğlu, “ODTÜ’de yapılan bir araştırmada seçilen yüksek katlı binaya “Yüksek Bina Yapı Sağlığı İzleme Sistemi” sensörleri yerleştiriliyor. Bu sensörler aracılığıyla elde edilen verilere göre zeminde depremin hissedilmesiyle binanın üst katlarındaki sallantı farklı gerçekleşiyor. Binanın alt katları az sallanırken binanın üst katlarında daha şiddetli gerçekleşebiliyor.” dedi.
Depreme karşı gerekli önlemler alınmalıdır diyen Tavaslıoğlu, “asansörlerin depreme uygun hale getirilmesi konusunda gereken hassasiyet gösterilmiyor. Ayrıca asansörlerin deprem sonrası devreye alınabilmesi içinde gerekli önlemlerinde alınması gerekiyor. Çünkü yüksek katlı binalarda asansörlerin mutlaka çalışması gerekiyor. Asansörler çalışmaz ise hiçbir şey yapamazsınız.” dedi.
Kuyuda bulunan elektrik tesisatının yangın esnasında 60 dakika dayanması gerekiyor
Deprem ve Yangın durumlarında oluşabilecek sorunları ve çözüm önerilerini dile getiren MMO’dan Burak Demircan ise yapı yüksekliği konusunda birtakım sorunlar olduğunu dile getirdi. Demircan, asansör kuyusunda bulunan elektrik tesisatının da yangın esnasında 60 dakika dayanması gerektiğini belirten Demircan “bunun tespitini kim yapıyor gerçekten bir yangın esnasında bu kablolara 60 dakika dayanacak mı” diye sordu.
XNUMX. Gün XNUMX oturum ile tamamlandı.
XNUMX. Oturum
Sempozyumun üçüncü günü ise XNUMX oturumla devam etti. Altıncı oturum, EMO’dan Bülent Çarşıbaşı’nın başkanlığında gerçekleşti. İlk olarak “Kamu İhalelerinde Asansör Satın Alımlarında Talep Edilen Asansör Şartnameleri” isimli sunumu ile RST Elektronik’ten Mustafa Mıhçılar söz aldı.
Kamu ihalelerinde ne hedeflenmelidir sorusunu soran ve açıklamalarda bulunan Mıhçılar, Kamu ihalesi şartnamesi hazırlanırken; Asansörün tesis edileceği binanın ihtiyaçları adet, kapasite, hız, trafik hesapları gibi kriterlere göre değişiklik gösterdiğini dile getirdi. Kamu kurumları için yaptırılan binaların asansör şartnameleri hakkında da bilgiler veren Mıhçılar, “Şartnamelerde marka, isim belirtme yasağı belirli tariflerle delinmektedir” dedi. Mıhçılar ayrıca, İhalelerdeki bilinçsizce oluşturulan satın alma şartları, sektörümüzün az sayıda kalan üreticilerini de kamu ihalelerinin tedarikçisi olamama durumuyla karşı karşıya bırakıyor dedi.
Daha sonra 81’ncı oturumun 20’nci sunumuna geçildi. “Asansör Kat Kapıları Kilitleme Tertibatları, Kat Kapıları Sarkaç Çarpma Testleri ve TS EN 81:50, TS EN 2014:33 Standartları Gereklilikleri” isimli sunumu ile D Kare Gözetim Test ve Belgelendirme ’den Yusuf Baran Okçu söz aldı. Asansör kapı türleri, kat kapıları ve Asansörde kat kapılarının açılma şekillerine göre çeşitlerinden bahseden Okçu, örnek görsellerle de sunumunu detaylandırdı. Kat kapılarının kilitlenme tertibatlarını detaylı çizimler eşliğinde katılımcılara aktaran Okçu, Kilitleme tertibatlarının 81/20/AB Asansör yönetmeliğine göre değerlendirmesini de yaptı. Okçu ayrıca TS EN XNUMX-XNUMX standardına göre kat kapılarının dayanımı için testlerde kullanılacak darbe noktalarını ve kat kapısı sarkaç çarpma testlerini de video eşliğinde katılımcılara anlattı.
XNUMX. Oturum
Kısa bir aranın ardından etkinliğin ve günün son oturumuna geçildi. Battal Murat Öztürk başkanlığında gerçekleşen 2010’nci oturumda ilk olarak Cenk Mühendislikten Necdet Canbulat söz aldı. Asansör Kazaları ve Risk Faktörleri üzerine sunumunu yapan kazalarda ölen ve yaralanan insanların sayısının tam ve detaylı olarak bilinmediğini belirterek kaza kavramı üzerine açıklamalarda bulundu. İş güvenliği disiplini hakkında da bilgiler veren Canbulat, 2020-XNUMX arası Türkiye de meydana gelen asansör kazalarını ve kazalarda meydana gelen ölüm ve yaralanma oranlarını tablo eşliğinde katılımcılarla paylaştı. Asansör kazalarındaki riskler hakkında da açıklamalarda bulunan Canbulat, asansör iş kazalarındaki risk faktörlerini de grafikler eşliğinde paylaştı.
Daha sonra ise Procube Endüstri 4.0 Teknoloji Sistemleri’nden Umut Gölge söz aldı. “Asansörler İçin Acil Durum Sesli Haberleşme ve Anlık Arıza Takip Cihazı” isimli sunumunu gerçekleştirdi. İlk olarak IoT nedir? Sorusunu yanıtlayan Gölge, Asansör acil durum sesli haberleşme ve online arıza takip cihazlarının temel özelliklerini anlattı. Asansör acil durum sesli haberleşme ve online arıza takip cihazının çalışma prensibini de gösteren Umut Gölge, IoT Ekosistemi hakkında da bilgiler paylaştı.
Son oturumun ardından Makina Mühendisleri Odası’ndan sempozyum sekreteri Zafer Güneş, kapanış konuşması yaparak katılımcılara ve sunum yapanlara teşekkürlerini iletti.
Tüm oturumların sonunda katılımcıların ve Youtube ve Zoom üzerinden takip edenlerin soruları yanıtlandı.