1993 yılında asansör sektörüne girdiğimde ilk gördüğüm şey otomatik kapılar oldu ve Wittur ve Fermator ile birlikte en iyi üç kapı üreticisinden biri olan Selcom ile tanışmam görüşümü şekillendirdi. Wittur, markayı koruyarak 1999'da Selcom'u satın aldı. Birçok üretici bu orijinalleri kopyalıyor, bazen aynı ürünleri farklı isimler altında üretiyor. Laboratuvarlarda test edilen yangın sertifikalı asansör kapılarının satılan kapılardan genellikle farklı olduğunu ve denetim belgelerinin sahadaki düşük kaliteyi gizlediğini belirtmek isterim. Asansör boşlukları baca gibi davranır ve arızalı kapılar yangını yayabilir ve insanları içeride mahsur bırakabilir; itfaiye asansörleri de bundan muaf değildir. Schengen genelinde 16 üreticiye karşılık yaklaşık 300 üreticiyle yerli üretimin fazlalığı sorunu daha da kötüleştiriyor.
Herkese merhaba
"Gözlerimi açtığımda ilk gördüğüm şey buydu" diye bir söz vardır. 1993 yılında bu sektörde çalışmaya başladığımda gözlerimi açtığımda ilk gördüğüm şey otomatik kapıydı. Ayrıca, dünyanın en iyi üç kapısından biri olarak kabul edilen Selcom ile (Wittur, Fermator ve Selcom) tanışmak benim için inanılmaz bir fırsattı.
1993 – 1999 yılları arasında hem ticari firma ismi hem de kapı markası olarak Selcom kullanılıyordu. 1999 yılında yapılan ticari antlaşma gereği, Alman Wittur firması Selcom’u satın alınca, ticari firma ismi Wittur, marka olarak da Selcom kullanılmaya devam edilmiştir. Bugün dahil, bu sistem devam etmektedir.
Dünya üzerinde şu an üretilen kapıların tamamı, bu üç firmanın ürünlerinden esinlenilerek üretilmiştir. Hatta bazı yurt içi ve yurtdışı firmalar, esinlenmenin çok daha ötesine geçerek, bire bir aynısını, farklı marka isimleri kullanarak üretim yapıp ticari kazanç sağlamaktadır. Ama şöyle bir gerçek de var ki; Kopyalar her zaman, asıl olanların adını yaşatmaktadır
Günümüz iş dünyasında kapılar ihtiyaçlara göre üretilmektedir. Bunlardan biri de piyasada yangın kapısı olarak adlandırılan ve yangın sertifikasına sahip olan kapılardır. Son zamanlarda asansörlerde çıkan ve birçok vatandaşın ölümüne neden olan yangınlar nedeniyle asansörler de gündeme gelmiştir. Piyasada bulunan ve bağımsız denetim kuruluşları tarafından uygunluk belgesi verilmiş asansör kapılarını gerçekten inceleyecek olursak, birçoğunun yangında arızalanacağından eminim!
Laboratuvarlarda yangın testinden geçirilip sertifika alan kapıların, satılan kapılardan oldukça farklı olduğunu iddia ediyorum. Bunu burada tekrar tekrar söylememin sebebi, yüksek binaların olmasıdır. İtfaiye asansörleri, yani yangın asansörleri var. Bunlar, itfaiyecilerin yangın sırasında tahliye için kullandığı kapılardır. Ancak bunu yazarken açıkça görüyorum ki, istemesem de; yangın sertifikasına sahip olan diğer standart asansör kapılarının büyük çoğunluğu -bu asansörlerdeki kapılar da dahil- yangın durumunda kullanılamaz hale gelecektir.
Bu noktada bir sorun ortaya çıkıyor. Montaj şirketi, imalat şirketinden aldığı belgeleri de içeren bir dosya hazırlayıp bağımsız denetim kuruluşuna gönderiyor. Denetim şirketi, ürün üzerindeki etiketi ve dosyasını, ayrıca kapıları ve diğer bileşenleri kontrol ediyor. Ardından asansöre uygunluk etiketi veriyor. Peki, sizce kapının gerçek testi ne zaman yapılıyor? Elbette asla... Ta ki bir yangın çıkıp her şey bozulana kadar. Hasar meydana geldikten sonra, kimse asansör kapılarının yangın sertifikalarını incelemeyi aklından bile geçirmiyor. Toplum olarak elek gibi bir hafızaya sahip olduğumuz için, yaşadıklarımızı da çabucak unutma yeteneğine sahibiz.
Bu kapıların neden bu kadar önemli olduğunu da bilmeyenler için buradan belirteyim. Birinci konu; Asansör kuyusu dediğimiz boşluk resmen bir baca görevi gördüğü için alt kattan başlayan yangın, üst katlara bulduğu her noktadan çıkmaya çalıştığı için, asansör kuyusu yangının yayılmasını ve dumanların hareketini kolaylaştıran en hızlı yerdir. İkinci konu ise; Yangın esnasında asansör içinde kalan vatandaş var ise, itfaiye gelene kadar güvenli bir şekilde kalmalarını da sağlamaktadır.
Ülkemizdeki otomatik asansör kapı firması enflasyonu bazı hataları ve denetimsizlikleri de beraberinde getirmektedir. Yaklaşık olarak 300 kapı üreticisinin olduğu canım ülkemde şu soruyu sizlere tekrar soruyorum. İtalya mı çok akılsız, Almanya mı? Ya da tüm Schengen ülkeleri olarak tabir ettiğimiz Avrupa ülkelerinde neden (29 ülkede) toplam 16 Adet otomatik kapı firması var!