Dijital Dönüşüm ve Yeni Nesil Dikey Ulaşım: Ziraat Bankası Genel Merkez Projesi
By Elevator World | ♦ Dijitalleşme: | 7 Temmuz 2026
Okuma süresi 5 dakika
BU MAKALEİ DİNLEYİN
350,000 m²'yi aşkın bir alana yayılan Ziraat Bankası Genel Merkezi, yüksek yoğunluklu trafiği yönetmek için Schindler PORT hedef tabanlı yönlendirme ve çift katlı kabinlere sahip 81 asansör ve yürüyen merdiven kullanıyor; yolcuları gruplandırarak duraklamaları ve bekleme sürelerini en aza indirirken, güvenli kat izinleri için erişim kontrolünü entegre ediyor. IoT sensörleri, gerçek zamanlı performans izleme ve öngörücü bakım sağlayan bir bulut analitik platformuna veri aktararak arızaları erken tespit ediyor ve veri odaklı operasyonel kararları ve optimize edilmiş bakım planlamasını destekliyor. Dijital tasarım araçları ve BIM, inşaat sırasında koordinasyonu kolaylaştırırken, enerji verimli sistemler LEED Platinum sertifikasının elde edilmesine yardımcı oldu. Sismik algılama teknolojileri, güvenli kabin tepkilerini otomatikleştirerek, bağlantı, veri ve kullanıcı merkezli dijital çözümlerin dikey ulaşımı akıllı binalar için dayanıklı ve sürdürülebilir bir mobilite platformuna nasıl dönüştürdüğünü gösteriyor.
Schindler Türkiye tarafından sunulmuştur.
Genel merkez projesi, ölçeği ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla modern iş dünyasının ihtiyaçlarını karşılayan önemli bir ölçüt görevi görüyor. 350,000 m²'nin üzerinde bir alana yayılan kompleks, yüksek kullanıcı yoğunluğu ve dinamik bina kullanımı nedeniyle dikey ulaşım (VT) sistemleri için yenilikçi, dijital ve entegre çözümler gerektiriyor.
Bu proje için geliştirilen çözümler, sadece yüksek performanslı ekipmanlardan ibaret değil; dijitalleşmeye odaklanan bir bina yönetimi yaklaşımıyla tasarlanmıştır. Binada toplam 81 asansör ve yürüyen merdiven bulunmaktadır; çift katlı asansörler gibi yenilikçi uygulamalar sayesinde yüksek taşıma kapasitesi etkin bir şekilde yönetilmektedir.

Akıllı Trafik Yönetimi: Schindler PORT Teknolojisi
Projenin öne çıkan özelliklerinden biri, varış noktasına dayalı yönlendirme prensibiyle çalışan Schindler PORT teknolojisidir. Bu sistemde, kullanıcılar asansöre binmeden önce gitmek istedikleri katları belirtirler; sistem tüm yolcu isteklerini analiz eder ve en uygun asansörü atar.
PORT teknolojisinin en önemli avantajı, aynı varış noktasına giden yolcuları gruplandırarak asansörlerin minimum duraklama ile çalışmasını sağlamasıdır. Bu, bekleme sürelerini azaltırken binanın içindeki trafik akışını sorunsuz ve optimize edilmiş hale getirir.

Sistem, yolcuları yönlendirmenin yanı sıra, operasyonlarını uyarlamak için gelişmiş algoritmalar kullanarak trafik verilerini sürekli olarak analiz eder. Ayrıca, erişim kontrol sistemleriyle entegre edilerek, kullanıcıların katlara erişimi kartlar, mobil cihazlar veya çeşitli kimlik doğrulama yöntemleri aracılığıyla güvenli bir şekilde yönetilebilir.
Bu yaklaşım, asansör sistemini basit bir ulaşım çözümünden, bina genelinde kullanıcı hareketliliğini yöneten dijital bir platforma dönüştürüyor.


Dijital Hizmetler Aracılığıyla Bağlantılı ve Proaktif Yönetim
Ziraat Bankası projesinde kullanılan çözümler, kullanım anındaki performansla sınırlı kalmayıp, dijital hizmetler aracılığıyla sürekli izleme ve optimizasyon yetenekleri de sunmaktadır.
Schindler'in dijital hizmetler portföyü, Nesnelerin İnterneti ve veri analitiğine dayalı bir altyapı üzerine kurulmuştur. Asansörler ve yürüyen merdivenler sensörler aracılığıyla sürekli olarak veri üretir; bu veriler bir bulut platformu üzerinden analiz edilerek sistem performansının gerçek zamanlı olarak izlenmesine olanak tanır.
Sonuç olarak: Bu yaklaşım, "reaktif bakım" yerine proaktif ve öngörücü bir bakım modelini mümkün kılar. Sistem, sensör verilerini analiz ederek potansiyel sorunların erken uyarı işaretlerini tespit eder ve servis ekiplerinin önceden harekete geçmesini sağlar.

Böylece:
- Ekipman durumu 7/24 izlenebilir.
- Performans verileri gerçek zamanlı olarak takip edilebilir.
- Olası arızalar meydana gelmeden önce tespit edilebilir.
Bu yaklaşım, "reaktif bakım" modeli yerine proaktif ve öngörücü bir bakım modelini mümkün kılar. Sistem, sensör verilerinin analizi yoluyla potansiyel sorunların erken sinyallerini tespit ederek servis ekiplerinin proaktif önlemler almasını sağlar.
Ayrıca, dijital platformlar aracılığıyla bina yöneticileri ve servis ekipleri şunları yapabilir: Dijital Tasarım ve Sürdürülebilirlik
- erişim ekipmanı performans verileri
- bakım planlamasını optimize edin
- veriye dayalı operasyonel kararlar almak
- Bu bütüncül yapı, yalnızca sistem sürekliliğini artırmakla kalmaz, aynı zamanda kesintisiz bir kullanıcı deneyimi de sağlar.
Dijital Tasarım ve Sürdürülebilirlik
Projenin dijitalleşme yaklaşımı sadece operasyonel aşamayla sınırlı kalmadı; tasarım ve inşaat süreçlerinde de aktif rol oynadı. BIM ve dijital tasarım araçları sayesinde disiplinler arası koordinasyon güçlendirildi, hata oranları düşürüldü ve süreç verimliliği artırıldı.
Enerji tasarruflu çözümlerle desteklenen proje, LEED Platinum sertifikasıyla en üst düzey sürdürülebilirlik performansını sergiliyor.


Güvenlik ve Dayanıklılık: Sismik Teknolojiler
Yüksek binaların bulunduğu deprem bölgelerinde güvenlik son derece önemlidir. Modern asansör sistemlerinde kullanılan sensör teknolojileri, deprem dalgalarını erken aşamada tespit ederek kabinleri en yakın kata yönlendirir ve yolcuların güvenli bir şekilde tahliyesini sağlar. Bu tür çözümler, dijitalleşmenin sadece konfor ve verimlilikte değil, güvenlikte de önemli bir rol oynadığını göstermektedir.
Sonuç
Ziraat Bankası Genel Merkez projesi, dijitalleşmenin VT sistemlerini nasıl dönüştürdüğüne dair güçlü bir örnek teşkil ediyor. Schindler PORT teknolojisiyle optimize edilen yolcu akışı, sürekli izleme ve dijital hizmetlerle mümkün kılınan öngörücü bakım yaklaşımıyla birleşerek yüksek performanslı ve sürdürülebilir bir bina deneyimi yaratıyor.
Bu bütünleşik yaklaşım, veri, bağlantı ve kullanıcı odaklı çözümlerin akıllı binaların geleceğinde belirleyici bir rol oynayacağını açıkça göstermektedir.