“Heidi” İsimli Bir Robot Prototipi

By Undine Stricker-Berghoff | Endüstri Diyaloğu | 1 Temmuz 2020

Okuma süresi 8 dakika

“Heidi” İsimli Bir Robot Prototipi
Sanal bir mağara, asansörlerin 3 boyutlu görüntülerini yansıtır.
AI'ya Genel Bakış

Ebikon'daki Schindler Yeni Teknolojiler bölümünün başında bulunan inşaat mühendisi Christian Studer, fikirleri ürünlere dönüştüren disiplinler arası bir Ar-Ge ekibine liderlik ediyor. Son dönemdeki bir sonuç ise, şaftlara tırmanan, duvarları tarayan, ankraj delikleri açan, dijital planları saha çalışmalarına bağlayan ve BIM için veri kaydeden, böylece güvenlik, kalite ve hızı artıran "Heidi" prototipi RISE robotik kurulum sistemidir. Schindler ayrıca, makine dairesiz tasarımları, PORT sevkiyatını, donanım tabanlı simülasyonu ve Schindler Ahead aracılığıyla öngörücü bakım için dijital hizmetleri geliştiriyor. Küresel laboratuvarlar, 3D baskı ve çıraklık programları inovasyonu desteklerken, dijitalleşme hızlanırken sürdürülebilirlik ve güvenlik temel öncelikler olmaya devam ediyor.

EWEU Almanya editörümüz Schindler’deki yeni teknolojiler hakkında detaylı bilgiler aldı.

Fotoğraflar Schindler'in izniyle

Yazarımız Undine Stricker-Berghoff (USB) bir süre önce İsviçre’deki Schindler’den Christian Studer (CS) ile Schindler’deki AR-GE çalışmaları ve asansör teknolojisinin geleceği üzerine bir röportaj yaptı.

USB: Kendinizi tanıtır mısınız, lütfen?

CS: Makine Mühendisliği üzerine doktorası olan bir inşaat mühendisiyim. Schindler’in İsviçre’de Lucerne yakınlarında bulunan Ebikon genel merkezinde 12 yıl çalıştım. AR-GE’nin bir parçası olan Yeni Teknolojiler Departmanının başındaydım. Bu küçük grup disiplinler arası bir şekilde çalışır. Burada yazılım, elektrik mühendisliği, makine mühendisliği, malzeme mühendisliği, robotik ve yapay zeka dahil olmak üzere tüm mühendislik disiplinleri yer almaktadır.

USB: Departmanınızın görevi nedir?

CS: hem ekip ve kurum içinde hem de müşterilerimizden ve startup’lardan gelen yeni fikirleri topluyoruz. Ayrıca uzun vadede yeni ve daha iyi ürünler ortaya çıkarabilmek amacıyla üniversitelerden de fikir topluyoruz bunları ana başlıklar halinde sınıflandırıyoruz. Örneğin, kilit müşterilerimizle yoğun temaslarda bulunuyoruz. Onlar “Aklınızdaki nedir?” diye soruyoruz. Ekip gözlerini ve kulaklarını iyi açtığı takdirde çözümlere her yerden ulaşılabilir. Ebikon’da, uygulanabileceğini gördüğümüz süreçlerin ilk aşaması olan bu “tohum ekme” işini yapıyoruz. 2. aşama ise yeni ürün geliştirme veya mevcutları iyileştirme aşaması olan “gelişim” aşaması. 3. aşamanın adı ise “hasat”. Bu aşamada ürünlerin veya üretim süreçlerinin kalitesi en iyi noktaya getiriliyor. 2.ve 3. aşamalar Schindler’in dünya çapındaki diğer merkezlerinde gerçekleştiriliyor.

USB: Son örneklerden birini verebilir misiniz?

CS: Otomasyon esnasında robotların asansör yapımındaki rolünü araştırdık. Bu sayede, robotik montaj sistemimiz olan Schindler R.I.S.E’ı (Asansörler için Robotic Montaj Sistemi) geliştirdik. Bu sistem yüksek binalardaki 3-m-X-2.5-m ebatındaki orta büyüklükteki kuyulara uygun. Robot 3 m’ye kadar ölçeklenebilir bir çalışma çapına sahip ve yaklaşık 1 mT ağırlığında. Şu sıralar seçilmiş müşteriler tarafından ve iş fizibilitesi açısından test edilen küçük bir endüstriyel seri üretiyoruz. Spesifik rakamlardan bahsetmek için henüz çok erken. Bu arada, proje ekibi Shchindler’in ilk R.I.S.E. robot prototipine “Heidi” adını verdi.

USB: Robot kullanmaya nasıl karar verdiniz?

CS: Bir süre önce, Schindler ile (kamu araştırma üniversitesi) ETH Zürih arasında robotlar ve asansör montajında kullanımları ile ilgili bir görüş alışverişi yapıldı ve ekibim de bu fikri kabullendi.

USB: Nasıl ilerlediniz?

CS: Fabrikalarımızda kullanıldığı için robotlara aşinayız. Sektöre asansör montajında robotların kullanımına yönelik bu yeni potansiyeli göstermek istedik. İşe bir robotun asansör kuyusunda nasıl hareket edebileceğini tartışıp belirlemekle başladık. Yuvarlama ve vakumlama robotic teknolojilerinin yanı sıra insansız hava araçları gibi daha maceracı olanları da değerlendirildi. Bir teknolojinin kullanılıyor olması önemli bir kriterdi. Tabii ki iş güvenliğinin artması da bir avantajdı. Robotların bir başka avantajı ise yorulmadan sürekli kaliteli iş çıkarabilmeleri. Bu da montaj aşamasında asansör yüklenicisine büyük kolaylık sağlıyor. İnşaat sektöründe yeni ve yenilikçi yaklaşımlara ihtiyaç var. Yaklaşımlardan biri prefabrikasyon ve modülerleştirme. Diğeri ise robot teknolojisi.

“Heidi” Adlı Prototip Robot - Schindler - 2
Kurulum sırasında YÜKSELME
“Heidi” Adlı Prototip Robot - Schindler - 1
RISE iş başında

USB: Sonuç ne oldu?

CS: Robot, makine odasında bir vince asılı duruyor ve kuyunun duvarlarını tırmanıyor. Kendi kendini kumanda edebiliyor - örneğin 5 m yüksekliğinde, sabit bir çalışma konumuna gelerek Kuyu içerisindeki konumunu belirliyor. Duvarlardaki çubuk donatıları tarıyor. Bu sayede delme konumunu hesaplayarak rayların bağlantı cıvataları için delik açıyor. Ardından montajcıların yalnızca ray montajlarını takmaları gerekiyor ve bu sayede hem proje hızlı ilerliyor hem de iş güvenliğini ve kurulum kalitesi artıyor. Kuyu duvarlarında delik açmak pis bir iştir, bu yüzden montajcılarımız bu işi bir robota bırakmaktan mutlular.

USB: Dahası da var mı?

CS: Evet. Robotumuz, dijital planlama verileri ile yerinde inşaat arasında doğrudan bir bağlantı sağlıyor. Bugün bütün dijital planlama verileri bilgisayarda yer alıyor fakat asansör montajcısının bu verileri şantiyede manuel olarak ölçmesi gerekiyor. Robot, dijital planlama verilerini doğrudan şantiyeye ileterek bu boşluğu kapatıyor. Ayrıca, asansör montaj verileri de kaydediliyor. Çok uzak olmayan bir gelecekte, bunları bina bilgi modellemesi yoluyla tamamen dijital binalara yerleştireceğiz. Bu da inşaat aşamasında dökümantasyon yapma fırsatı sunarken daha sonra, örneğin modernizasyon sırasında takip yapılmasını sağlıyor.

USB: Shindler’in diğer yenilikleri neler?

CS: Yıllar içinde bazı ilklere imza attık. Motorun makine dairesinden kuyuya taşındığı makine dairesiz asansör büyük bir adımdı. Bugün, daha da ileri gidiyoruz ve çalışan güvenliğini korurken kafa boşluğu yüksekliğini azaltmak için “sanal boşluk yaratarak çatı üst yapısını ortadan kaldırıyoruz. Tahrik olarak kayışların kullanılması sapma yarıçaplarının ve makaraların azalmasını sağladı. Ayrıca, global bir destinasyon dağıtım sistemi olan PORT da bizim şirketimiz tarafından geliştirildi.

RISE'ı bir dizüstü bilgisayardan kontrol etme
RISE'ı bir dizüstü bilgisayardan kontrol etme

USB: Hangi kaynaklardan yararlanabiliyorsunuz?

CS: Burada Ebikon’da kendi test kulelerimiz, laboratuvarlarımız ve prototip üretimi için 3D yazıcılarımız var. Çırak atölyesi prototip üretmek için bizimle düzenli olarak çalışıyor. Tabii ki, örneğin asansör kuyu duvarlarının ve zemininin dijitalize edilerek özel gözlükler vasıtasıyla bir vidanın erişilebilirliğini veya monte edilebilirliğini öngörmek üzere “sanal mağara” gibi sanal sistemlerimiz de var. Burada bir şey kaçırdığımız takdirde dört önemli ARGE merkezimiz daha var: Şangay’sa, Hindistan’ın Pune kentinde, New Jersey Randolph’ta ve Brezilya San Paulo’da. Küresel bazda birbiriyle bağlantılı bir proje ekibinde hemen hemen her şey mümkün.

USB: Schindler şu sıralar ne üzerinde çalışıyor?

CS: Hala dijitalleşmeye odaklanılıyor, bu hiç şaşırtıcı değil tabii. Örneğin, asansör modüllerinin simülasyonuna yatırım ediyoruz. Asansör modülleri ve komponentleri çeşitli konfigürasyonları test etmek için fiziksel testler yerine donanımla benzetim denen simülasyon ortamlarına bağlanır. Daha fazla değişken daha kısa sürede düşük maliyetle incelenebilir ve bu da kalitenin yükselmesini sağlar.

USB: Yani, ActionBoard, Cube, AdScreen, Door Show ve Smart Mirror’dan sonra Schindler Ahead’in yeni özelliklerini görebilir miyiz?

CS: Asansörlerin bağlanırlığı artacak ve bizim de ilgili dijital hizmet yelpazemiz sürekli genişleyecek. Her şeyden önce öngörücü bakıma yönelik daha fazla veri toplanacak, izlenecek ve değerlendirilecek. Almanya’nın Frankfurt kentindeki OMNITURM’da belli bir oranda görülebileceği üzere PORT teknolojisini genişletmeye de devam edeceğiz. Bu geçiş yönetim sistemi, insanların bina içinde nasıl hareket ettiğini izliyor ve süreç içerisindeki trafik modellerini öğreniyor. Bireysel kullanıcıları tanıyacak ve nereye gideceklerini bilecek. Kullanıcılara yol üzerinde daha fazla bilgi temin ederek girişten ofislerine kadar verimli ve rahat bir şekilde rehberlik edecek. MyPORT ile kullanıcılar yolculuklarını akıllı telefon üzerinden kontrol edebilecekler. Bir sonraki adımda işin içine asansörün çağrılmasını tetikleyecek olan bina kapıları da dahil olacak. Diğer bir uygulama ise yalnızca asansörü çağırmakla kalmayıp bina girişindeki ziyaretçilerinizle konuşabileceğiniz video terminallerinden oluşuyor.

USB: Schindler dijitalleşme ile emniyet ve güvenlik konularını nasıl dengeliyor?

CS: Konu her gün ve en yüksek öncelik seviyesinde ele alınıyor. Asansörlerin “hacklenmesine” izin verilemez. Kişisel verilerin korunması şart. Bütün fikirlerimizde emniyet ve güvenlik sorunlarının çözüldüğün veya çözülebileceğini varsayıyoruz. Ürün geliştirmenin daha sonraki aşamasında ise uygulamaya geçiliyor.

“Heidi” Adlı Prototip Robot - Schindler - 4
Büyük miktarda veri üretilir.
“Heidi” Adlı Prototip Robot - Schindler - 5
Kamusal alanlarda Schindler Ahead ürünleri
Schindler Yeni Teknolojiler ekibinin üyeleri
Schindler Yeni Teknolojiler ekibinin üyeleri

USB:Sürdürülebilirliğin AR-GE üzerindeki etkileri neler?

CS: Bu Schindler’de önemli bir konu. Geçtiğimiz yıllarda bu konuda bir hayli optimizasyon yapmış olsak da asansörlerin enerji tüketimini daha da azaltacağız. Çelik dışında yeni malzemeler ve yeni üretim yöntemleri kullanılacak. Kalite ve dolayısıyla sistemlerim ve komponentlerin uzun ömürlü olması bizim için önemli bir konu. Neticede daha iyi bir karbon ayak izi elde etmek istiyoruz.
daha iyi bir CO² ayak izi elde etmeyi sever.

USB: COVID-19’un günlük operasyonlarınız üzerindeki etkisi ne oldu?

CS: Bu, bütün diğer şirketlerde olduğu gibi Schindler için de çok özel ve benzeri görülmemiş bir durum. Ekibim şu an evden çalışıyor, gerçi uzun zamandır dünya çapında birbirimizle dijital ortamda görüşmekte olduğumuz için bu bizim için bir değişiklik değil. Bunu hem kendi içimizde hem de ürünlerimizde daha geniş ve daha hızlı dijitalleşmek açısından bir fırsat olarak görüyorum. Altyapımız çalışmaya devam ediyor.

USB: Şu cümleyi tamalar mısınız: “Bir hayalim var…”

CS: İyi uyumak istiyorum! Şaka bir yana, kentleşme dünya çapında bir trend. 2030 yılında 2.5 milyar insan mega şehirlerde yaşıyor olacak. İnsanların oralarda nasıl yaşayacakları ve bunun nasıl sürdürülebilir olacağı konusunda endişelerim var. Şehirler kokuşmamalı; kirli olmamalı. Araba ve insan izdihamı olmamalı. Binalarda ve mahallelerde hareketlilik sağlanmalı. Bir mühendis olarak, bu şehirlerin yeşil ve verimli hale gelmesine radikal bir katkıda bulunmak istiyorum. Torunlarımdan biri bana “İyi iş yapmışsın” derse buna çok mutlu olurum.

Paylar